Anahid Terziyan, Anne Yarı’m

Standard

“Ölüm hayatın en büyük gerçeği de olsa nasıl yakışmıyor dünyaya…
Geriye gerçekten yaşayabildiğin zaman dilimi içinde “nasıl” yaşadığından başka sonuç kalmıyor… ”
(İclâl Aydın)

Ölümlerle yoğrulmuş bir toplumun en açık yaralarıdır ölüm haberleri. Her ölümde eksiliriz biz. Her gidenle bir parçamız daha giderken, ölümü kabullenmeyi, büyümek, olgunlaşmak, pişmek olarak adlandırsa da lügatlar, apaçık bir eksilmedir bu. Hem de ne eksilme…

Birini kaybettiğimizde en çok adına kayıtlı telefon numaraları can yakar. Silemezsiniz, değiştiremezsiniz uzun süre. Sanki o numaradan arandığınızda O’nun sesini duyacaksınız. Hem, o sesi bir kez dahi duymuş birinin, O’nun kahkahalarını, şen sesini, insana moral veren konuşmalarını unutması ne mümkün… Hele ki o sesi bir daha duyamayacagini kabullenmesi…

Bir dilin zenginliğini belirleyen önemli unsurlardan biri, bence deyimleridir. Misal: teyze, anne yarısı.

Anahid Terziyan… Anne yarısı… Dert ortağı… Sırdaş… Öğretmen… Mama… Yaya… Yol arkadaşı… Eş… Ve tüm bunlara ek olarak eşsiz…Toplumsal, kişisel, hatta eften püften herhangi bir sorun paylaşıldığında kendi sorununu unutup en buyuk destekçi, en güçlü moral kaynağı olur… Olurdu… Elinde olsa, alemler arası bir hat olsa, üşenmez öte taraftan arayıp oldukça uzun sürecek şen ve doyurucu muhabbetleriyle derdimize derman olur, günümüze neşe katardı.

Anahid Terziyan… Anahid… Ani Yaya… Bu güzel ismi, güzelliğine çok yakıştırmış, hepimizle akran hepimizle dertdaş olmuş, tanıdığım en güzel insan. Hayatımda olmayacağı günü aklıma hiç getiremediğim, getirmeyi bile düşünemediğim insan. Torunlarının her adımını, her sözünü hayatına hayat katan bir mucizeye dönüştürebilen ve etrafındakileri de bu mucizeye ortak edebilen eşsiz yaya… Ve nihayetinde her mama, her yaya ve her hayat arkadaşı, yol arkadaşı gibi yeri doldurulamaz, eşsiz, biricik bir insan…

O şimdi aramızda değil. Telefonumda beni herdaim neşelendirebilen bir ses, Paris’te bir can’im, hayatimdaki eşsiz bir renk eksik şimdi…

Anahid Tantig’siz bir yol hep eksik, onsuz her anı yarım kalacak artık…

Sana nasıl hoşçakal denir ki be Anahid Tantiğim, öğretmedin ki…

* * *

Anahid Terziyan, 18 Ocak 1939’da İstanbul’da doğdu. Anarathığutyun ve Esayan okullarını bitirdikten sonra öğretmenlik yaptı. 1975 Ağustos’unda Paris’e göçtü. Eşi Pierre Terziyan, kızı Arpi, oğlu Saro, torunları da Sevan, Talin, Ani ve Rafi.

Cenaze 7 Haziran 2012 Perşembe günü Paris Jean Goujon kilisesinden kaldırıldı.

Anahid Terziyan, Esayan Yıllarından

Anahid ve Arpicig

Saro, Anahid, Arpi, Piyer, Garine (Şubat 2011 – Paris)

Anahid ve Manişag (Ekim 2008 – Paris)

Anahid Terziyan için taziye (AGOS’tan, 08.06.2012)

AGOS, 08.06.2012

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s