Feraye’ye: İyi ki doğdun!

Standard

Sevgili Feraye,

Sen bu satırları okuyabilme kıvamına geldiğinde, ben, aynı şimdi olduğu gibi, çok uzaklarda olacağım. Yani demem o ki, bizim bu taraflarda bir değişiklik olmayacak.

İnsan hiç görmediği bir bebek için ‘elimde doğdu o benim’ der mi hiç? Mantığa aykırı ama diyen diyor işte. İşte sen de benim elimde doğdun. Gün gün izledim ben seni bu uzaklardan. Ay ay büyümeni, ilk agu gugu deyişlerini, o gül yüzünü aydınlatan kocaman gülümsemeni, güzel gamzelerini, kahkahalarını, çılgın annenin sana dinlettiği müziklerle coşmanı, emeklemeni, hastalıklarını, diş sancılarını, ve hatta ilk adımlarını…. Hepsinin ay ay, gün gün hatta an be an şahidiyim. Yani, yanımda olsaydın, şekilci, kuralcı zavallı insancıkların anlayabileceği manada elimde büyüseydin, belki birçok şeyini kaçırmış olacaktım. Allahtan uzaktayız… Gelişmekte olan bir kuzunun hayatına bir deli yeter de artar bile çünkü. E o kontenjanı da anan doldurduğuna göre…

Canım kuzum… Kısa yazabilecek kadar yetenekli değilim kelimeler konusunda. Ama sayılarla anlatayım. Şu dünya üzerindeki ilk 365 günlük devrini tamamladın. Dünya, günes etrafında kocamaaaan bir tur attı sen doğduktan bugüne dek (önlemimizi alalım, bigün karşına Pakize Suda çıkar sorarsa bil bunları) 4 mevsimi, 12 ayı devirdik. Onlarca, yüzlerce iyi kötü haber alındı. Çok insan eksildi coğrafyamızda. Kimileri karşı çıksa da inanma sen onlara, bu coğrafya onların değil, seninle benim çünkü! Deprem oldu, kardeşlerimiz enkaz altında kaldı. Çocuklar katledildi, insanlığımız kanlar içinde kaldı… Çok şey oldu sen doğdun doğalı evet… Unutmadan, Hasan Mutlucan öldü, an itibarıyla Münir Özkul hala hayatta, çok yaşasın o daha… (la yoksa öldü de haberim mi yok???)

Çok mu uzattım ne? Sana daha güzel bir dünya diliyorum. Sen büyüyene kadar herşey tozpembe olsun. Güzel günlere büyü sen… Yeni yaşın kutlu olsun. Doya doya yaşa en güzel yaşlarını… Sağlıkla, umut ve bol gülücukle…

İYİ Kİ DOĞDUN!

Neylanım ceylanım, uzatma hakkımı önceki paragraflarda kullandığımdan sana, afedersin, bir bok kalmadı.Uzun lafın kısası, anneliğinin ikinci yılına hoşgirdin, nice nice yıllara, camından boncuktan kuş, lugatından sevgi sözcükleri, hayatından neşe, evinden güneş eksik olmasın…

Veli, oğlum, son kalanları karına döktürdüm, sana ne kalmadığını söyliyemiycem. Yalnız, bidahaki sefere lütfen çocuğu tek başına yapma, annesinden de genetik olarak bir çöp almasına müsaade et dominant baba..!

Güzel günlerini görün kuzunuzun ey kıkırdak faniler… Tez zamanda görüşmek üzere…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s